3/2/2007 - BEN Mİ?
Ben mi ters yöne doğru yürüyorum yoksa bir şehir mi üstüme üstüme geliyor? Yürüyorum ve içimden sayısız cümleler kuruyorum ellerime, kollarıma, gözlerime yazdıklarınıza dair. Yazı en çabuk silinendir, her şey içinde. Öyle ya… Bu yüzden yürüyorum ve yürürken altını çiziyorum her şeyin. Ben hep içimden mi konuşurum böyle? Evet efendim tam üzerine bastınız. Ne de güzel anlattınız. İçimden biri konuşur benimle hep böyle. Yapılacak sayısız işim var benim bugün. Bayan… Neden öyle baktınız yüzüme? Hayır sandığınız kadar iyi değilim ben. Lütfen bayan. Öyle bakmayın lütfen yüzüme. Utanıyorum sahip olduğum ve sahip olduğumu sandığınız mutluluklardan ötürü. Hiçbirisi benim değil onların. Bayan! Bakmayın yüzüme öyle yalvarırım. ‘Gözlerini kısmışsın ya ‘ dedi ‘ her fotoğrafında. Bir sır saklar gibi bakışların var.’ ‘Yok’ dedim ben de. ‘ yok sana öyle gelmiş olmalı.’ Yürüyorum ve yürürken altını çiziyorum her şeyin bir kez daha. Serumlarımdan biri bitti sanıyorum hemşire hanım. Lütfen alın… Aldım verdim ben seni yendim. Hey sen küçük kız! Sen sen siyah saçlı, ürkek bakışlı! Neden ağlıyorsun? İnsanların yığınla derdi varken sen, şu kendi dertlerine ağlanır mı sanıyorsun? Azla yetinmesini de hiç bilmiyorsun. İğneden korkman ben...Elinizi korkak alıştırmayın. Bayan lütfen öyle bakmayın yüzüme. Yoksa ağlarım. Ağlarım ve susturamaz beni bu şehirde hiç kimse. Yürüyorum ve her yaşanılanın altını çiziyorum bir kez daha...
|